www.mertsuslu.tr.gg
 
KONULARIMIZ İLE İLGİLİ LİNKLER  
  -ANA SAYFA-
  9. BEYIN GIDALARI
  10. BEYIN GUCU ICIN-BESIN TABLOSU
  11. BEYIN HAKKINDA MERAK EDILENLER
  12. BEYIN ICIN GEREKLI GIDALAR
  15. BEYNIMIZ HAKKINDA BAZI GERCEKLER
  16. BEYNIN COZULEMEYEN 10 SIRRI
  17. Beynin İhtiyacı Gümüş İyonu
  18. BEYNINIZ HANGI RENK
  20. CHI ENERJISI HERYERDE
  21. CHI GONG EGZERSIZI
  22. CHI GONG SISTEMLERI
  23. DC MOTOR YAPISI
  24. DUSUNCENIN TEMEL TASLARI
  25. EGITIM VE GELISTIRME SETLERI
  26. ELEKTRONIK ARSIVI
  27. ENDÜSTRİYEL ROBOTLAR
  28. ENGLISH
  29. EVREN NE RENKTIR
  32. GEZEGENLERIN INSAN USTUNDEKI ETKISI
  33. GUNES ENERJISINDEN ELEKTRIK ELDE ETME
  34. HAFIZA EGITIM SETI
  35. HAFIZA KUTUPHANESI
  36. HAFIZA VE ELEKTRIK AKIMI ILISKISI
  37. HERSEY DUSUNCEDE BASLAR
  38. HIZLI OKUMA
  39. HIDROJENIN ELDE EDILMESI
  40. HİPER UZAY NEDİR
  41. ISIKTAN DAHA HIZLI BIR GUC
  43. KAOS VE KELEBEK ETKISI
  44. KITAP KATALOGU
  45. Konsantrasyonu Arttiran Yiyecekler
  46. MANYETIK ALAN TEDAVISI
  47. MANYETIK ALANLAR
  48. MEDITASYON TEKNIKLERI
  49. MERIDYENLER
  51. Motivasyon icin 20 Önemli Ders
  52. MUTLULUK ICIN KISISEL GELISIM KURALLARI
  53. Naquadah Nedir?
  54. OZGUVEN GELISTIRME TEKNIKLERI
  55. PARALEL EVRENLER
  56. PIRAMIT ENERJISI
  56. PIRAMIT ENERJISI-INGILIZCE KAYNAK
  58. PISISIK YETENEK TESTI
  59. QI GONG (CHI KUNG)
  61. Ruzgar Turbini Yapısı
  62. SARKAC KULLANIMI
  65. SIPARIS VE HESAP BILGILERI
  66. SUGILIT
  68. SUPTIL ENERJILER
  68. SÜPER SİCİM TEORİSİ
  69. SASIRTAN GERCEKLER
  71. TELEKINEZI ÖĞREN
  72. TELEKINEZI TARIHI
  73. TELEPATI
  74. UFO TEKNOLOJISI
  77. VIDEO ARSIVI
  78. VUCUTTAKI ELEKTRIK AKIMI TESTI
  80. Wraith Enzimi
  81. YENILENEBILIR ENERJI KAYNAKLARI
  83. ZIHIN KONTROLU
  84. ZIYARETCI ISTATISTIKLERI
  MANYETIK ALAN SAG EL KURALI
  63. Sıfır Noktası Modülü (SNM)
  79. WARP HIZI NEDİR ?
  STRES AZALTMANIN 40 YOLU
  SIRADISI YAPILAR
  EVREN-UZAY-SONSUZLUK
  Fazla Şeker Beyin için Zararlı
  BEYNE ZARAR VEREN ALISKANLIKLAR
  UFO DOSYASI
  UFO TEKNOLOJISI VE HITLER
  ILETISIM
  Neden İlkokulu zor bitirmiş bazı işadamları, ünlü profesörlerden fazla para kazanırlar?
  ÇİN DEKİ TÜRK PİRAMİTLERİ
  RE-İKİ NASIL YAPILIR
  BEYNİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN 20 MADDE
  BEYINDE RENK VARMI ?
  SUYUN BEYİN İÇİN ÖNEMİ
  Çakra Meditasyonu
  Forum-BEYİN EĞİTİMİ VE GELİŞTİRME MERKEZİ
  Haberler
  DÜŞĞNCE GÜCÜ İLE TEDAVİ
  KUANTUM FİZİĞİNE GÖRE GÖZLEMCİ KİMDİR
  KALORİ CETVELİ
  PERİODİK ELEMENT TABLOSU
  MADDENİN BAŞLANGICI
  Beyin öyle bir güçtür ki...
  Yunuslar İnsanlar Kadar Zeki Olabilir mi?
  Aşırı Korumacılık Çocuğun Beynine Zarar mı veriyor?
  SIPARIS HATTI
  AZTEKLER
  FENİKELİLER' E NE OLDU ?
  Kelebek kanatlarindaki harf ve rakamlar
  Elektronik Çöpler
  Daha İyi Öğrenmek İçin Bol Bol Rüya
  Manyetik Alan, Ahlaki Yargılama Yetisini Etkiliyor!
  Sigara ve IQ
  ŞEKER HASTALARI İÇİN YİYECEK DEĞİŞİM LİSTESİ
  DOWNLOADS
  YUZYILIN FELSEFE BILMECESI COZULDU :-)
  SONSUZ SAYILARIN OKUNUSLARI
  İNTERNETTEN PARA KAZANMAYI ÖĞREN
  DUYGULARIN BEDENE ETKİSİ
  UNUTKANLIĞA KARŞI ETKİLİ FORMÜLLER
  Google Optimizasyon
  IŞIK VE UZAKLIK
  Nikola Tesla
  BEYİN GUCU İNDEX
  SPONSOR LINKLER
  MUCİZEVİ SIVI KAN VE KALP
  LINK MERKEZI
  Linkler
  Carl Sagan'ın Kozmos'unu Online İzleyin
  Kavramsal Algılamalar
  Yabancı Aksan, İnanılır Olmayı Zedeliyor!
  ŞİFACILIK SİSTEMLERİNDEN REİKİ
  Yaşar Nuri Öztürk kimdir
  Wikileaks' ten Son yazılar
  Mucize Mineral Solüsyonu
  WEB-Siteni Ekle
  Düşünce Gücü İle tümörü yenmek
  HOST-DOMAIN-REKLAM
  Yasaklı sitelere girme ve OpenDNS
  Neo Spiritualism
  Refleksoloji Mucizesi
  Cep telefon kulaklıkları vücuda etkiyi azaltıyor mu?
  Spatyon Nedir ?
  Köşe Yazıları
  VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI
  YOGA NEDİR ?
  Web Master Bölümü
  En iyi Hosting
  En Aktif Siteler
  Modüller
  EĞİTİM SETLERİ
  html
  Yeni Facebook Sayfamız
Copyright Mert Suslu www.mertsuslu.com www.mertsuslu.tr.gg www.mertsuslu.net.tc
Spatyon Nedir ?

SPATYOM

Spatyom, bedenden kesin olarak ayrılan ruhun gittiği bir mekandır.
Ahiret, öte dünya, öte alem ya da ruhlar evreni de denen bu yer,
ruhun imajinasyonuna ve serbest düşüncesine göre en uygun formları oluşturacak bir yapıdadır.
 
Spatyom mekanı, fizik alemimizin hem içinde, hem de dışındadır.
Yani insan bir yönüyle spatyomun yüzeyi ile temasta, diğer yönüyle de fizik alemin içindedir.
Bunlar birbirinin içine girmiş sınırı belli olmayan iki ayrı alemdir.
 
Spatyomun da maddesi ve atomu vardır, ama, fizik madde ve atomdan farklıdır.
Fizik dünyamıza oranla daha yüksek ve ince tertipteki maddelerden oluşmuş bir madde alemidir.
Spatyomdaki planları ve düzenleri gözlemleyen bir insan, oradaki eşyanın geçirgen nitelikte olduğunu,
daha parlak, daha ışıklı durumda bulunduğunu görür.
 Spatyom alemi, Dünyamızın fizik araç ve gereçleriyle keşfedilemez.
Fakat o alemi insanın, kendi kişisel deneyimleriyle tanıması mümkündür.
 
Aslında spatyom bir şuur halidir. İnsan, ya farkına varmadan ya da belirli yöntemleri kullanarak,
bu şuur halini yaşayıp, spatyomdan izlenimler edinebilir.
İnsan ölüm olayı ile, bedene bağlı şuur halinden çıkıp, daha farklı bir şuur haline geçer.
 
Spatyom bir şuur halidir:
Spatyom, ölülerin sığındığı bir alem değildir. Biliyoruz ki, ruhun ölümü diye bir şey yoktur.
Spatyom bir şuur halidir. Ve orada da enkarne olunur.
Dolayısıyla ölüm olayı, varlığın tamamen bir şuur değişimi halidir.
Kısaca yeryüzünde yaşamak da bir şuur halidir, spatyomda bulunmak da bir başka şuur halidir.
 
Bir ruh varlığı, sonsuz olan evrende tekamülü için kendisine tanınmış her imkanı kullanır.
Bütün mesele, varlığın giderek bilgisini arttırması, kendini ve çevresini bilmesidir.
Böylece maddeye hakim olarak, hem onu, hem kendini geliştirir.
İşte bu amaçla insan, spatyom ile dünya realitesi arasında gider, gelir.
Hiç şüphesiz spatyomun üst kademeleri de son durak değildir.
Tekamül yolculuğu sonsuz evrende sürer, gider.
 
Ölümden sonra spatyoma geçen ruh varlığı, bu mekanda, tekamül derecesine göre yerinialır.
Bunu, varlığın içinde bulunduğu şuur alanı,
dolayısıyla yaymış olduğu titreşim veya ışınım gücü tayin eder.
 
Spatyom bilgisinin yararları:
Yeryüzünde yaşarken bedenimizle ilgili nasıl birçok bilgilere sahipsek
ve canlı olarak üzerinde bulunduğumuz Dünya’mızı nasıl tanımaya çalışıyorsak,
spatyomu da, imkanların elverdiği ölçüde tanımak hakkına sahibiz.
Çünkü, orası da varlığın yaşamını sürdürdüğü bir mekandır.
 
Ölüm olayı ile varlık üç buutun dışındaki yeni bir realiteye girmiştir.
Bu yeni realitenin üzerinde bıraktığı etkileri yorumlamakta güçlük çeker.
Çünkü beden kanalıyla gelen kabalaşmış tesirleri aldığı dünyayı henüz terketmiştir.
Oysa, şimdi mantık dışı bir ortamdadır.
Spatyomda hiçbir şey sürekli değildir, anında meydana gelir ve belirir ve bir süre dayandıktan sonra kaybolur.
Örneğin bir kitap imajine edersiniz, konsantrasyonunuz zayıfladığında o kitap kaybolur.
Bu durum varlığı şaşırtır.
Dünyadaki zaman anlayışımız ile buradaki zaman anlayışımız arasında da fark vardır.
Buradaki zaman oynak, doğrusal olmayan bir zamandır.
Örnek olarak, 70 yaşında ölen bir insan, kendisini orada 20 yaşındaki haliyle bulabilir.
Varlığın mekan ve mesafe anlayışı da altüst olmuştur.
Bir anda bir yerden bir yere ulaşabilir.
Bütün bu olaylar, varlığı, bu yeni şuur ortamında şaşkınlığa uğratır.
Öyleyse, öldükten sonra ister istemez gideceğimiz spatyom ve spatyom hayatı ile ilgili bilgileri öğrenmek bizim için çok yararlıdır.
Ölüm ötesi yaşam, ne korkulacak, ne de yasaklanmış bir konudur.
Bu alem hakkındaki bilgiler, ya medyomların kendi izlenimleri ya da onlar kanalıyla verilen ruhsal mesajlar vasıtasıyla elde edilir.
 
Dünyanın birçok yerinde, birçok araştırmacının, spatyom hakkında elde ettiği bilgiler
çok fazla olmasına rağmen, bu mesajlar bize spatyomu yüzde yüz bir kesinlikle tanıtmaz.
Çünkü spatyom alemi sınırsız imkanları ve çeşitliliği ile dünya realitesi tarafından tamamen keşfedilemez.
Bilinebilenler, iki çizgi arasında sınırlı kalmaktadır.
Bu sınırların dışını tanımaya, idrak kapasitemiz ve kavramlarımız yetmemektedir.
İnsan, daha ileri tekamül seviyelerine ulaştığı zaman, spatyomu çok daha iyi tanıyacaktır.
 
Spatyoma ilk adım ve devreler:
 
İnsan zihni sınıflandırma yapmaya alışık olduğundan, daha rahat anlaşılabilmesi için
spatyom hayatını, kabaca üç devre halinde incelemek mümkündür.
 
a) Kendiliğinden (otomatik) imajinasyon devresi.
b) Şuurlu imajinasyon devresi.
c) Yüksek şuur devresi.
 
Şunu söylemek gerekir ki, bu devreler birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış değildir.
Birinden diğerine çok yumuşak ve uyumlu geçişler vardır.
Sayısız nüanslarla spatyom alemi sonsuzluğa doğru uzanıp gider.
 
a) Kendiliğinden imajinasyon devresi:
Spatyoma geçmek üzere olan bir insanda beynin baskısı ve
bu baskı nedeniyle dünya maddelerine bağlı tüm kayıtlar yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar.
Varlık, ne kadar ileri tekamül seviyesine sahipse, bu bağlar o kadar çabuk çözülür.
Dünyada iken vicdani duygularını bastıran maddi bağlar bu yeni ortamda ortadan kalktıkça,
insan, içtenlikle kendi iç duygularına kavuşur ve dış alemi unutur.
Bu sırada, ruhun bütün iç duyguları, objektif birer varlık halinde şekillenerek onu kuşatır.
Bunun sonucu olarak ruh, aşağı yukarı rüyada olduğu gibi,
iradesi dışında meydana gelen olaylar içinde,
genellikle, yarı şuurlu bir halde yaşamaya başlar.
 
Spatyoma geçmiş bir insanın imajinasyon yeteneği, dünya’daki durumuna göre çok artmıştır.
Ama bu safhada ruh, irade ve imajinasyon faaliyetinin hemen hemen farkında değildir.
Spatyomda serbestliğe kavuşan duygu ve eğilimler, hiç çaba harcamadan imajinasyon süreciyle canlanır
ve ruh varlığı için gerçekmiş gibi görünür.
 
Ruhların, bedeni bıraktıktan sonra hemen girdikleri bu safha bir çeşit şuursuzluk veteşevvüş (şaşkınlık) safhasıdır.
Bu merhalede bulunan ruhlar, kendi görüşlerine uygun gelmeyen
yabancı bir ortamın içinde birbirini takipeden,
genellikle tatsız olayların ve sürprizlerin karşısında şaşkın ve karışık bir ruh hali içindedirler.
Etraflarında olup biten şeyleri yalan yanlış tefsir etmeye çalışırken, onların nasıl meydana geldiğini bilmezler.
Buradaki varlıklar birçok şey meydana getirirler,
fakat karşılarında bulunan bu objelerin kendi imajinasyonlarının ürünü olduğunu bilmezler.
Burada yaşadıkları hayat tamamiyle kendi imajinasyonlarının yarattığı hayattır.
 
Bu hayat bazen ıstıraplı bazen de huzurlu olabilir.
Dolayısıyla ruhun spatyomda çekeceği ıstıraplar, otomatik imajinasyonun ürünüdür.
Örneğin, bir katil, öldürme sahnesinin bütün izlenimlerini ruhunda taşımaktadır.
Bedenle olan ilişkisi kesilip spatyoma geçince korku, hiddet, acıma
ve pişmanlık gibi duygular bütün canlılığı ile ortaya çıkar ve
vicdanın yönlendirmesi ile objektif imajlar halinde ruhu kuşatır.
Çok çeşitli, ama aynı konuyla ilgili monoton imajların devamı, katilin ruhu için en büyük işkencedir.
Onun bu imajlardan kaçıp kurtulması mümkün değildir.
Ruh, bu halin ne kadar sürdüğünü bilemez.
Çünkü zaman anlayışı da spatyomda değişime uğramıştır.
Bu sahneler, katilin ruhundan bu imajlara neden olan duygu ve eğilimler kaybolana kadar devam eder.
Geçen süre, ruh için sonsuzluk gibi uzun olabilir.
Çünkü spatyomdaki zaman kavramı bizdekinden çok farklıdır.
Varlık, asırlardır ıstırap çektiğini ifade edebilir.
Bu hal cehennemde bulunmak demektir.
Varlık, ıstırabı bütün benliği ile hisseder, ta ki, uyanıncaya kadar.
 
Bu hali yaşamış olan bir varlıktan alınan bir tebliğe göz atalım:
…Bıktım yarabbi, bıktım. Bu karanlık dehliz ve ucundaki karanlık mahzen..
mahzen değil, daha doğrusu bir mezar.
İşte benim asırlardır hayatım bu. Allahım beni ne zaman buradan kurtaracaksın?
Ne tarafa baksam, önümde toprak bir duvar beliriyor.
Benim bildiğim odaların dört duvarı olurdu, burası hep duvar..
Ne tarafa dönsem, o uğursuz duvar karşıma dikiliyor.
Toprak… Kapkara bir toprak… Bir karanlık mahzenin karanlık toprağı.
Yerin dibi bu kadar derin olmaz ki… Bu dünyanın dibi değil, dünya bu kadar derin olamaz.
Karanlık toprak üstünde, salyalarını akıtmış böceklerin fosforlu izleri..
Hareketli fosforlu böcekler, oradan buradan pırıldayıp bana bakıyorlar.
Hoş, asırlardan beri bana dokunmadılar ama, bu ne işkence yarabbi.
(Oysa varlık üç ay önce ölmüştü.) Burada asırlardan beri duruyorum da, sıhhatimi hiç kaybetmedim.
Off… Nuriye gene karşıma çıkma… Oyuk gözlerinle bana öyle bakma.
Bu oyuk gözlü kadın kellesinden beni kurtar yarabbi. Off…
hiçbir bir çift canlı göz, bu oyuk gözlü çehrenin gözleri kadar bana acı ve alaycı bakamaz. Allahım, Allahım.”
 
İlk devredeki teşevvüş (şaşkınlık hali) bazen hoş, eğlendirici ve rahatlatıcı da olabilir.
Böylesi bir imajinatif ortam ise, cennet gibidir.
Varlığın arzu ettiği her şey anında gerçekleşir. Her şey huzur vericidir.
Böylesi bir şaşkınlık içinde bulunan diğer bir varlıktan alınan tebliğ de, şöyle:
Gökyüzü, dal ve yaprak… yer ot ve toprak… Sağım ağaç, solum ağaç.
Ah .. isimlerini bilmem ki… Fakat ne zararı var? Onlar da benim ismimi bilmezler…
Ama,iç bağlarla bağlıyız birbirimize biz. Ben ağaçları çok severim… ötedenberi.
Ey ağaçlar, sizden olmak istiyorum. Siz olmak istiyorum…
Koca gövdelerinize sarılmak, yıllarca orda kalmak istiyorum…
Damarlarımdaki kanı size vermek, parmaklarımla dal olmak, ayaklarımdan kök salmak istiyorum.
Siz olmak istiyorum. Civarımdaki ağaçlar alt dallarını indirip sırtımı sıvazlıyorlar…
ve sanki bana, yürü, yürü, yolun açık olsun diyorlar. Yürüyorum… hep yürüyorum…
Daima ileriye… Aaa bütün ağaçlar, çalılar kuş dolu .. ne güzel renkleri var..
ne güzel ötüşleri var.. Yolumdaki otlar, çimenler ne yeşil..
Akşam da neredeyse olacak. Gel kuşum şu ağacın altına uzanalım seninle.
Seni yavaşcacık göğsümün üstüne oturtayım.
Böyle bir ortamda uykuya dalmak için insana deli derlerdi…
Ben ağaçları, hayvanları, kuşları severim diye bana da deli dediler, veli dediler.
Ohh.. ne rahat, ne huzurla başlayan bir uyku başlangıcı Allahım, sana çok şükür..”
 
Dünyada yaşarken işlenen eylemler vicdani ölçüler içinde değilse, spatyoma geçildiğinde,
şaşkınlık (teşevvüş) içinde bir cehennem yaşanır.
Aksine, vicdani ölçülerimize göre yaşamışsak, spatyomdaki ilk şaşkınlık halini cennettegeçirmiş oluruz.
İnsan yeryüzündeyken bile olumsuz ve nefsani davranışlarını hatırladığı zaman sıkıntı hisseder.
Ama birçoğunu örterek kendimizi rahatlatırız.
Oysa spatyomda gizleme, örtme mekanizması olmadığı için, duygu ve düşüncelerimiz apaçık ortadadır.
Algılama gücünün de dünyaya göre çok yüksek olduğunu hatırlayacak olursak,
dünyadaki hatalarımızın spatyomda bize ne kadar sıkıntı vereceği açıktır.
 
Bununla beraber dünya insanının hatasız olmasına imkan yoktur.
Ama, mümkün olduğu kadar kendimizi kontrol ederek, makul vicdanlı davranarak,
faydalı ve maksatlı eylemler yaparak, hatalarımızın daha yeryüzündeyken farkına varıp,
onları düzeltme yoluna gidebiliriz.
Hiç şüphesiz böylesi bir yaşam, teşevvüş (şaşkınlık) devremizi kısa sürede atlatmamıza yardımcı olacaktır.
 
Şaşkınlık devri, her insan için ayrı olan, sonsuz değişik özellikler gösterir.
Yani, herkesin cennet ve cehennemi kendisine göredir.
Demek ki, spatyomun bu sahnelerinde rol alan tipler, şuurlu birer şahsiyet değildirler.
Bunlar, ruh tarafından canlandırılmış birtakım mizansenlerdir.
Ama, tekamülü geri bir ruh, onları gerçek varlıklar zanneder ve
onun bu inanışı, sahnenin dehşetini büsbütün artırır.
 
Esasen spatyom maddesinde oluşturulan maketler,
ya ruhun kendisine ait otomatik imajinasyonla,
ya rehber varlıkların şuurlu imajinasyonlarıyla,
ya da her ikisinin etkisi ile oluşur.
Kalıcı spatyom mekanlarının hepsi, spatyom maddesini kullanabilen,
ona hakim olabilen organizatör rehber varlıklar tarafından düzenlenir.
 
Spatyomun bu ilk merhalesinden yukarıya çıkamayan varlıkların oradaki hayatları kısa sürer
ve yüksek seviyeye çıkamadan tekrar üç buutlu yoğun madde dünyasına inerek,
-yani tekrak dünyaya doğarak – ihtiyaçlarını tatmine devam ederler.
Çünkü onlar, spatyomun ince titreşimli sahalarına uyum sağlayabilecek yeterli bilgi seviyesine erişememişlerdir.
 
b) Şuurlu imajinasyon devresi:
Spatyomda yeni durumunu kavrayan varlık,
artık yavaş yavaş tekamül seviyesi ile ilgili olarak içsel bir kendine dönüşe başlar.
İster istemez hatıralar canlanır veya bunların ortaya çıkması için uyuranlar gelir.
Hatıralar, yeryüzündeki tatbikatların sonucu olarak hoş olabileceği gibi, acılı da olabilir.
Duyulan mutluluk da, ıstırap da, o varlık için geçerlidir,
bu duyguları benliklerinin ta derinliklerinde şiddetle hissederler.
 
Spatyoma geçen varlıklar, bir süre sonra cinsiyetlerinin olmadığını farkederler.
Ama, bunu kavrayamayanlar da vardır.
Belirli bir seviyenin üzerindeki varlıklar, hemen bulundukları ortam ve kendileri hakkında bir idrake sahip olurlar.
Bu durumda bedenleri olmadığını ve dolayısıyla bedene bağlı fiziki fonksiyonların da kaybolduğunu anlarlar.
Yalnız bireysel olarak dişilik ve erkeklik prensipleri devam eder;
yeryüzündeki öğretimin etkisi kolay kolay silinmez.
Bir önceki yaşamdaki cinsiyeti, varlığın tatbikatlarıyla büyük ölçüde alakalıdır.
Varlık, evrendeki tekliği ve birliği kavrayıncaya kadar, bu dişilik ve erkeklik problemi sürer.
 
İkinci aşamada, varlığın imajinatif yaratıcılığı artarak devam eder.
Ama, bu ilk devredeki gibi kendiliğinden, otomatik değildir.
Yani, ruh imajinatif faaliyetini kendi iradesiyle sürdürür.
 
Spatyomun bu seviyesine adapte olabilen ruhlar,
burasının sonsuz güzellik ve iyilik imkanlarından yararlanarak
mutlu bir spatyom yaşamı sürdürürler.
 
Burada, ihtiyaçlarına göre, çeşit çeşit alemlerde yaşarlar, şuurlu, ama teorik tatbikatlar yaparlar.
Yani, ruhlar son enkarnasyonlarında görmüş ve içinde yaşamış oldukları olayları, güçleri oranında,
başka kombinezonlarla çeşitli denemeler şeklinde yaşarlar.
Spatyom maddesini yeteneklerine göre şekillendirip, istedikleri kadar yaşatırlar.
Böylelikle dünyada genellikle körükörüne yaşanılan olayların tatbikatı spatyomda yapılır
ve ruhlar dünya hayatından ne dereceye kadar istifade ettiklerini değerlendirirler.
Sonuca göre, ya tekrar dünyaya dönülür ya da spatyomda ilerlemeye devam edilir.
Hiç şüphesiz, hami (koruyucu) varlıkların yardımları bu kararda yardımcı olur.
 
c)Yüksek şuurlu devre:
Giderek gelişen şuurluluk hali ve imajinatif faaliyetlerin mükemmelleşmesi ile ruh, üçüncü merhaleye geçer.
Bu safhada ruhlar eşyanın sebebini ve oluş hallerini araştırmaya başlarlar.
Burada geçen hayat, daha çok bir düşünce faaliyeti şeklindedir.
Burada ruh, asırlardır geçirmiş olduğu hayatının gözlemlerini inceleyerek,
edindiği bilgilerle ilahi yasaların sebeblerini anlamaya çalışır.
Çünkü o artık üçüncü buutun realitesini aşmak üzeredir.
 
Bu aşamayı yapıp dört buutlu alem diye isimlendirdiğimiz aleme geçen varlıkların,
artık bizim üç buutlu dünyalarımızla doğrudan doğruya bağlılığı kalmamıştır.
Ve onların, bu dünyalarda enkarne olmaları hem mümkün değildir, hem de buna lüzum yoktur.
Artık onlar, başka bir alemin, başka kanunları altında ve
başka realitelerin içinde yaşayan ve sonsuz yükselişine devam eden başka varlıklardır.
 
Dört buutlu alemin eşiğinde:
Dört buutlu kainatın varlıkları, insanlar için o kadar anlaşılmaz ve o kadar yükselmiş varlıklardır ki,
bu varlıklar, içinde bulundukları planı şöyle tarif ediyorlar.
Bulunduğumuz bu planda sizin göreceğiniz bir şekil yoktur.
Araçlarınızla göremezsiniz.
Buradakileri göremezsiniz, bu sizin araçlarınızın eksikliğinden ileri gelir.
Çünkü siz yalnız görmek kavramı ile anlıyabiliyorsunuz.
Halbuki bütün duygunuzla görmenizdir, asıl görmek.
Bundan dolayı aşağı planlarda gördüğünüz tarzda bir şekil burada yoktur.
Fakat biz istersek bu olabilir, çünkü biz, maddeyi yoğunlaştırarak size görünebiliriz.”
 
Şimdi spatyomun yüksek bir bölgesini anlatan bir tebliği okuyalım.
Bilgileri veren Leon Denis‘dir. Kendisi uzun yıllar bu konularda çalışmalar yapmış değerli bir spiritüalisttir.
L.Denis –
 .. Nihayet bir gün gelir ki, ruh dünyadaki yolculuğunu bitirmiş olarak temiz bir halde ruhani hayata girer.
Orada fenalık, karanlık ve hata yoktur. Ve son maddi tesirler orada sönmüştür.
Orada eski zamanın endişeleri ve acıları yerine sükünet, huzur ve derin bir emniyet hakim olmuştur.
Orada ruh, tecrübelerinin son haddine varmıştır.
Artık o bir daha ıstırap çekmiyeceğinden emindir..
Aydınlanmış, sözünde duran ve tatlı ruhların ortasında yaşadığını hissetmek
ne kadar hoş bir şeydir.
Hiç bir şeyin koparamayacağı sevgi bağlarıyla onlara bağlanmak,
onların ilhamlarına, görevlerine, zevklerine katılmak ve
ayrıca onlar tarafından anlaşılmış olduğunu, desteklendiğini,
sevildiğini duymak ve ölümden kurtulduğunu,
asırların değiştiremeyeceği bir gençliğe kavuştuğunu bilmek ne kadar hoş bir şeydir.”
 
“Yüksek bölgeler, bütün sanatların ilham aldığı, mükemmel ve ideal bir güzelliğin vatanıdırlar.
Yüksek ruh için sanat, birçok görünüşüyle bir duadır.
Sonsuz prensibe yapılmış bir ibadettir.”
 
“Bizzat akışkan olan ruh, spatyomun ince maddelerine tesir eder.
Onun kudretli iradesi bu maddeleri birleştirir.
Ve arzusuna göre düzenler, kendi amaçlarına uygun bir şekilde onlara renkler ve şekiller verir.
İnce seviyedeki bu ortamlarda ruhani bayramlar vardır.
Nurlar içinde parlayan temiz ruhlar, oralarda aileler halinde gruplanırlar.
Dünyanın akortsuz gürültülerine karşın, orada tatlı bir armoni onları büyüler.
Sayısız bir kalabalık halinde bulunan bu ruhlar, birbirini tanır
ve aralarında sevgi alışverişi vardır.
Ölümle kesilmiş olan maddi hayattaki sevgi bağları bir daha kopmamak üzere tekrar kurulur.”
 
“Bu birbirini seven ruhlar, spatyomun çeşitli yerlerinden, çeşitili yüksek alemlerden gelerek toplanırlar.
Yerine getirmiş oldukları vazifelerin, işlerin sonuçları hakkında birbirlerine duyuruda bulunurlar.
Ve bu başarılarından dolayı birbirlerini tebrik ederler.
Güç işlerde birbirine yardım ederler.
Bu incelmiş ruhların arasına hiçbir ikiyüzlülük, hiçbir kıskançlık duygusu giremez.
İlahi elçilerden görev alan ve daha yükselmek için yeni görevler kabul eden bu ruh topluluklarında
sevgi, güven ve samimiyet hakimdir.
Bunlardan bazıları ülkelerin ve dünyaların tekamülüne ve gelişimine katkıda bulunmayı kabul ederler.
Diğerleri özveride bulunarak tekrar maddi dünyalarda enkarne olurlar
ve bütün insanları ilimde ve ahlakta aydınlatırlar.
Diğer bir kısmı da enkarne insanlara bağlanarak yol gösterici ve
hami (koruyucu) sıfatiyle onları maddi varlıklarının sert yollarında,
doğum anından ölüm anına kadar ve birçok hayatlarda takibederler
ve bu işlerden himaye görenlerin haberi olmaz.
 
Derleyen: Erol Yurderi
 
Kaynak: Ruhlar Arasında ( Dr. Bedri Ruhselman)
Ruh ve Madde Yayınları
Bugün 218133 ziyaretçiZiyaretci Sayısı
En çok merak edilenler !  
  Türkiye'nin Bilgi Merkezi
Web Master,Film,Video,Sinema,Html Kod Arşivi,Web-tasarım,Ucuz Hosting ve Domain
(96 Gelen 576 Giden)

Beyin Gücü Türkiye
Beyin Gücü, Telekinezi öğrenin, Telepati öğrenin, Astral Seyahat, Zihin Kontrolü, Rüya Kontrolü,Hafıza Teknikleri
(79 Gelen 807 Giden)

PsikoSes.Com
Telkinli Mp3 ve Kişisel Gelişim Forum Sitesi
(5 Gelen 269 Giden)

seartpublic
counter-stirke için qüzel bir site
(0 Gelen 398 Giden)

mobidic genç odası
Genç Odası,Bebek Odası,Mobilya,Antalya Mobilya,Kids Furniture
(0 Gelen 269 Giden)

Senin linkin burada olsun mu?
O zaman buraya kaydını yaptır:
=> Kayda git
 
Reklam  
   
İLETİŞİM  
 
E-mail: mertsuslu@gmail.com +90 554 825 79 84
 
Sitemize Bağlananlar  
   
FaceBook Bağlantımız  
 
BEGEM-Beyin Eğitimi ve Geliştirme Merkezi

Sayfanızı Da Tanıtın